saçlarım daha uzunken uzun uzadıya düşünürken kısa kesmek istiyorum

.

o

duran bir kapı önüydü

ardına kadar kapalı

en lüks umuma açık tuval,e,tin önünde

dolu çanağından renk çalasınız diye gergin tenine

süresiniz diye hayattan

bir süre

bir motif

bir desen

bir fırça darbesi

o duran bir kapı 

önünden

ardına kadar

No one moves no one gets hurt

yabanıl düşler

soluksuz bir suskunluk var fırtınadan önce
denizi bölen beton dalgakıranların üzerinde salınan manzaralı düş lokantaları
mum ışığında akıyor kaftan kırmızısı gölgesi kadehlerin
dudaklarının kenarından geceye
çatal bıçak şakırtısı ve sahilden daha içeride milyarlarca ampül yanıyor
kırmızı ışıkta hızla durmadan geçiyor ruhlar
kavisli yan yollardan içerlekçe özel alan boşluklarında çitli bahçeler
aslında tüm yerler paftasıyla adacıklar halinde boş bir zihnin içinde
bu gece ölümcül bir suskunluk var denizin üzerinde
belki silip süpürür çeker içine
ve bütün yanan ışıklar söner denizde
sen, sonsuz neden 
varlığı, hayata,harekete dayanan 
uzun, geniş, derin bilinmeyene uzanan
sezdiğim ruh da ölçü kavrayamam 
gücü
kitleyi
sayıyı
alt
orta
yükseği 
siz
kör yanlışlar
zalim gönüller 
aksi ruhlar 
tuhaf tutkular
hasım talih
düşmanca gayret
sağır haset
haris zaman
berbat öfke 
gayretiniz
ne içimdeki istekliliği örtmeye yetecek, ne de perdelemeye gözlerimi