saçlarım daha uzunken uzun uzadıya düşünürken kısa kesmek istiyorum

.


nasılsın ? iyi
sen? iyi
nasılsın? iyi
sen?  iyi
 nasılsın düşes?

bir es hikayesi gibi

nasıl?


düşüncelerin arasına düşüyorum kanıyor her yanım ama iç denizimin bir damla suyunu harcamıyorum yaralarıma ,

öyle... ilk kez (darbelenmiş) gibi, 
kanımın üzerinde oyun oynamaya meylediyor parmaklarım  
bakıyorum, evreni darbeleyenlere ,sonra oyuncaklarıma, 


ne kadar şanslıyım,diyorum....
kaç çocuğa nasip olabilir ki on parmak kızıl oyuncak
hemde hiç benden koparılmayacak...
görülmeyen sınırın az ilerisinde oynarken çok gürültü çıkarıyor diğerleri
kulaklarım çınlıyor
..
.
kendime geldiğimde 
görüyorum ki beşi birden bir demet çiçek gibi yatıyor yerde
diğer iki parçacığı bulamıyorum
yerde yatan elimi bir kır demeti gibi kalan eksik elime alıyorum
acı duyuyorum ancak tüm bunlar bittiğinde kalan varlığımın neşesi tekrar hareketlenecek
..
yinede 
diğer iki parmağımı çalmışlar diye hayıflanıyorum 
...

bir çocuğa nasıl anlatmaya çalışırsan kötülüğü ve nedenlerini öyleyim işte

tam kabusun merkezinde
ve
hep bir nebze uzak her şeye

mümkünse 

es

( her melodinin es i vardır
orada gözlerini kapatıp nefes almalısın yoksa ne öncesini ne de sonrasını hissederek duymuş sayılırsın )